Kelam

Bir haberi bilgi yapan nedir?

Özet

Çok tekrar edilen bir söz ile güvenilir biçimde aktarılan bir haber arasındaki farkı, kelâmın bilgi tartışmaları üzerinden düşünelim.

Taş kemerli kütüphanenin temsili görseli
Temsili görsel · Belirli bir tarihî mekânı veya eseri belgelememektedir.
İçindekiler · 5 bölüm

Haber neden bir bilgi meselesidir?

Görmediğimiz şehirleri, yaşamadığımız dönemleri ve tanımadığımız insanların yaptıklarını çoğu zaman başkalarının aktardıklarıyla öğreniriz. Bilgiyi yalnız kendi gözlemimize indirgemek, hayatımızdaki geniş bir öğrenme alanını dışarıda bırakır. Fakat her aktarımı aynı güvenle kabul etmek de mümkün değildir. Bu okumanın sorusu, haberin nasıl bilgi değeri kazandığıdır.

Klasik kelâm tartışmalarında haber, bilginin kaynakları arasında incelenir. Mütevâtir kavramı, doğruluğuna ilişkin bilginin aktarılış şartlarıyla oluştuğu haber için kullanılır. Konu yalnız dinî rivayetlerin sayılması değildir; insanın başkasından öğrenmesinin imkânı da bu tartışmanın içindedir.[1]

Çokluk ile tevâtür aynı şey değildir

Tevâtür için yalnız büyük bir rakam vermek yeterli sayılmaz. Aktarımın bütün aşamalarındaki durum ve nakledenlerin yalan üzerinde birleşmelerinin olağan şartlarda mümkün görülmemesi önemlidir. Ayrıca bir sözün gerçekten aktarılmış olması ile o sözün anlamının kesin olması ayrı sorulardır. Naklin güvenilirliği, yorumdaki bütün tartışmaları kendiliğinden sona erdirmez.[1]

Güncel bir düşünme deneyi: yüz paylaşım, kaç kaynak?

Bir iddianın yüz ayrı hesapta paylaşıldığını düşünelim. İlk bakışta yüz tanık varmış gibi hissedebiliriz. Ancak bütün paylaşımlar tek bir isimsiz mesajdan kopyalanmışsa elimizde yüz bağımsız gözlem bulunmaz. Görünür tekrar sayısı ile bilginin dayandığı kaynak sayısı birbirinden ayrılır. Bu örnek, sosyal medya paylaşımlarına doğrudan klasik bir hadis hükmü vermek için değil, aktarımın yapısını fark etmek içindir.

İncelemeyi ters yönde yürütelim: Paylaşım hangi habere, haber hangi açıklamaya, açıklama hangi gözleme dayanıyor? Zincirin her halkasında aynı cümle mi korunmuş, yoksa yorumlar yeni birer olgu gibi mi eklenmiş? Bir başlığın çok görünür olması, bu soruları cevaplamaz. Önce iddianın mümkün olduğunca ilk ve denetlenebilir kaynağına ulaşmak gerekir.

Söylenen söz ile sözün yorumu

Bir konuşmanın kaydı bulunduğunda bile iki iş bitmiş olmaz. Kaydın hangi bağlamda yapıldığını ve konuşmacının hangi soruya cevap verdiğini ayrıca okumamız gerekir. “Bu cümle söylendi” ile “bu cümle şu sonucu zorunlu kılıyor” farklı iddialardır. İkincisi, kelimelerin anlamı ve konuşmanın bütünü hakkında gerekçe ister.

Bu ayrımı bir alıntı defterinde uygulayabiliriz. Sol tarafa kaynağın açıkça söylediğini, sağ tarafa bizim çıkardığımız sonucu yazalım. İki tarafı aynı cümlede erittiğimizde yorumumuzu kaynağın sözü gibi sunma riski doğar. Araya koyduğumuz bu küçük mesafe, karşı görüşü daha dürüst okumamıza yardım eder.

Okuma masasında üç kontrol

Bir haberle karşılaşınca önce “Kimden geliyor?”, ardından “Neye dayanıyor?”, son olarak “Tam olarak neyi kanıtlıyor?” diye soralım. Cevap bulamadığımız noktayı belirsiz olarak işaretlemek, her şeyi reddetmek anlamına gelmez. Güven derecesini delilin taşıyabildiği ölçüde tutmak anlamına gelir.

Devam okumasında aşağıdaki ansiklopedi maddesinin şartlar bölümüne dönün. Oradaki teknik tartışmayı bu yazının güncel örneğiyle özdeşleştirmeden karşılaştırın. Hangi sorunların benzeştiğini, hangi tarihî ve yöntemsel farkların korunduğunu ayrı ayrı not edin.

Kaynakça & ileri okuma

  1. H. Yunus Apaydın, “Mütevâtir”, TDV İslâm Ansiklopedisi

Kaynaklara dayalı kavram çerçevesi ile Mîzan’ın okuma soruları ve güncel örnekleri ayrı başlıklarla sunulmuştur. Güncel örnekler tarihî müelliflere ait alıntılar değildir.

Bu alandaki yazılara dön